Haylayt Pi 019

4 Mayıs 2021

Haylayt iş dünyası ve pazarlama iletişimi odaklı; medya, eğlence, teknoloji, iş yaşamı, girişimcilik, tasarım gibi konulara eğilen bir haftalık bülten. Ücretsiz abone olmak için aşağıdaki forma e-posta adresinizi bırakabilirsiniz. Formu doldururken çerez ve gizlilik politikasını da kabul etmiş olursunuz.

“Evden çalışan birçok kişi tükenmişlik sendromunun pençesinde ve çok mutsuz. Bu hem üretkenliği hem de fiziksel ve psikolojik sağlığı önemli ölçüde etkiliyor…” 

Yıllar önce tükenmişlik sendromu kavramını oyuncu Meryem Uzerli’den duyduğumuzda çoğumuz burun kıvırmış, ciddiye almamıştık. Ama işte salgın, kapanma, evden çalışma derken bu sendrom gelip kapımıza dayandı. Yukarıdaki cümleler klinik psikolog Ebru Şalcıoğlu’nun Marketing Türkiye’de yayınlanan görüşlerinden alıntı. Şalcıoğlu, “uzun süreli iş stresine bağlı duygusal ve fiziksel bitkinlik, yapılan işten kopma ve anlam bulamama, azalmış başarı ve yeterlik algısı” olarak tanımladığı tükenmişlik sendromundan korunmak için beş öneri sıralıyor. “Aynısı bende de var” diyorsanız öneriler şurada.

Mevzu yalnızca tükenmişlik değil elbette. Yine aynı koşulların etkisiyle depresyon kelimesini de daha fazla cümle içinde kullanır olduk. Bu konuda araştırmalar da var ama Ekşi Sözlük’te açılan “hayattan gram tat alamamak” başlığına bir haftada 350 ‘entry’ girilmiş olması o araştırmalardan daha fazla şey anlatıyor.

Önceki sayılarda prekarya kavramından, git gide güvencesiz hale gelen iş hayatımızdan birkaç kez bahsetmiştik. Bülteni düzenli takip edenleri sıkmamak adına tekrar girmeyelim o konuya. Gazete Oksijen’de Nilüfer Narlı ile yapılan söyleşinin ilgili bölümünden küçük bir alıntıyla geçelim:

  • “Hayatı belirsizlik, geleceksizlik, güvencesizlikle dolu ve hayata tutunmak için fazla dalı olmayan bir sınıfı anlatıyor bu kavram. Salgın bu belirsizlikleri daha da artırdı, yeni riskler getirdi… 1950’lere 60’lara bakarsak; işçilerin düzgün maaşları vardı, bir ömür aynı fabrikada çalışıyorlardı. Alman proletaryası İspanya’da tatil yapabiliyordu.”

Bu uzunca giriş bizi şu soruya götürüyor: Hal böyleyken siz çalışanlarınızı veya kendinizi nasıl motive edebiliyorsunuz? Yahut edebiliyor musunuz? Bir kreatif direktör ekibini nasıl ayakta tutabiliyor? Bir marka, çalıştığı ajansın kreatif direktörünü nasıl ayakta tutabiliyor? Çok parayla değil, onu biliyoruz. Bütçeler, komisyonlar insan içinde söylemeye utanılacak kadar düşük. Marka ajanstan hep daha fazlasını daha az ücret karşılığında istiyor, ajans da çalışanından. Enflasyon, pahalılık derken de insanlar kendini ek iş kovalarken ya da fırsatını bulup ‘bu ortamlardan’ kaçma planları yaparken buluyor.

Bu noktada, geçtiğimiz hafta duyurulan Komünite ve benzer iş modelleri ajansların ve markaların kucağına bombayı bırakmış oluyor: Bu model tutarsa siz çalıştırdığınız yaratıcı insanları elinizde nasıl tutacaksınız? Komünite özetle “zamanını satan insanları ürününü satan insanlara dönüştürmeyi” amaçlayan bir platform. Yani örneğin, günleri hiç yapılmayacak bir konkura hazırlanmakla geçen yetenekli bir art direktör, onun yerine bir web sitesi şablonu tasarlayıp bu platformlarda satışa koyuyor ve oradan katlanarak büyüyen bir gelir elde etmeye başlıyor. Çok mu ütopik? En azından akıl çelebilecek bir vaadi var.

Ülkeler -ve özel şehirler- de yaratıcı emeği, yetenekli insanları kendine çekebilmek adına zorlu bir mücadele veriyor. Aşağıdaki 8 dakikalık video Dubai’nin mücadelesine ve hedeflerine ışık tutuyor: “Dubai yaratıcı endüstriler için küresel bir merkez haline geliyor!”

OLAN BİTEN

Depresyon sularında gezinen Twitter ahalisi doğal olarak yine nostaljiye sardı. #20YaşChallenge etiketi 20’li yaş fotoğraflarıyla doldu. Geçmişte kalan fotoğraflar salgın sonrası hayallerine baskın geldi.

Clubhouse fırtınası duruldu gibi ama ses temelli sosyal ağ kavramı yeni oyuncuların da etkisiyle gündem olmaya devam ediyor. Twitter bir süredir üzerinde çalıştığı Twitter Spaces uygulamasını genel kullanıma açtı. 600’ün üzerinde takipçisi olan kişiler sohbet odası açabiliyor. Destek sayfasında nasıl kullanılacağına dair detaylı bir rehber var.

Medyanın en harika formatı olan dergi (aşırı kişisel ve iddialı bir yorum evet) bir şekilde hayata tutunmaya devam ediyor. Seveni için yeri doldurulamayacak bir şey. Instagram, trendler ve içerik üreticileri bağlamında yeni bir yayın duyurdu. Instagram Insider adlı mini derginin ilk sayısı moda ve güzellik konularına eğiliyor. Linkten pdf olarak indirmek mümkün.

Neden hala gazete satın alıyoruz? Bir grup akademisyen tarafından Arjantin, ABD, Finlandiya, İsrail ve Japonya’da basılı gazete okurlarıyla yapılan yüz yüze görüşmelere dayanan yeni bir araştırma bu soruyu merkeze alıyor. Odaklandığı şey ise gazetenin günlük hayattaki kullanımı. Mangal yakmak, cam silmek gibi şeyler yani. Merak eden olursa Journo’ya bakabilir.

DW Türkçe de “basılı gazeteler biter mi” sorusunu Milliyet Yayın Yönetmeni Mete Belovacıklı ve Gazete Pencere Yayın Yönetmeni Yavuz Oğhan’a sormuş. 13 dakikanız varsa buyrun:

Doğal olana yakınlaşmak global markalar için ‘trendy’ bir strateji haline geliyor. Son dönemde bunun üç iddialı örneğiyle karşılaştık.

Birincisi, uzun zamandır bu sularda dolaşan Ikea’nın Lokalt adını verdiği projesi. Farklı ülkelerden yerel tasarımcı ve zanaatkarlarla işbirliğine gidilerek hazırlanan koleksiyon, geleneksel el sanatlarını Ikea çizgisiyle bir araya getiriyor. Söz konusu ürünler Haziran ayından itibaren satışta olacak.

Kişisel bakım markası Dove sosyal medyanın dayattığı güzellik standartlarına karşı, “Reverse Selfie” adını verdiği şöyle bir kampanya başlattı:

H&M de ‘daha içimizden’ rol modellerin arayışına girdi. Proje kapsamında dünyanın dört bir yanından, sosyal eşitlik, sürdürülebilirlik, eğitim ve benzeri konularda ilerleme kaydeden çocuklar aranıyor. Marka onların hikayelerini öne çıkaracak ve destekleyecek. Özetle yeni rol modeller çıkaracak. Aday önermek isterseniz form doldurabilirsiniz.

Bu başlığın son haberi: Dünyanın en önemli yaratıcılık yarışmalarından biri olan Clio’da ödüller sahiplerini buldu. Kazanan işleri organizasyonun kendi sitesinde bulabilirsiniz. Büyük ödüle layık görülen işlerden biri de Vogue için hazırlanan “I Love New York” işi.

ARAŞTIRMALAR, RAPORLAR

Regeneration Rising | Sustainability Futures: Wunderman Thompson’ın Intelligence platformu sürdürülebilirlik hakkında oldukça geniş kapsamlı bir rapor paylaştı. Örnek olayların, trendlerin, infografiklerin yer aldığı yenilenme odaklı 92 sayfalık çalışmayı ücretsiz indirebilirsiniz.

Toplum Gözünde Sürdürülebilirlik: Araştırma şirketi Twentify, Türkiye temsili 1.011 kişiyle sürdürülebilirlik hakkında bir araştırma yaptı. Dilimizden düşmeyen bir kelime ama bu kelime insanlara ne çağrıştırıyor? Cevapları Campaign Türkiye’de.

Türkiye’de Z Kuşağı Trendleri: Think with Google dünya genelindeki Z kuşağı trendlerini Türkiye içgörüleriyle harmanlayarak böyle bir rapor hazırladı. Göz atıp ücretsiz indirebilirsiniz.

Dijitalleşme Yolunda Türkiye: KPMG ve Dijital Türkiye Platformu işbirliğiyle hazırlanan 62 sayfalık raporda “Türkiye’nin dijitalleşme yolundaki hedef göstergeleri” başlıklı bir bölüm de var. Sayılan hedefler bazıları:

  • 2025’e kadar e-devlet kullanım oranı %80’e ulaşmalı (şu anda %51,5).
  • 2025’e kadar e-ticaret kullanım oranı hem kadınlarda hem erkeklerde %75’e ulaşmalı (şu anda erkeklerde %40,2, kadınlarda %32,7).
  • 2025’e kadar bilgi teknolojileri sektörlerinde çalışanların en az %25’i kadınlardan oluşmalı (şu anda 9,6).
  • 2025’e kadar üniversitelerin her lisans bölümünde veri okuryazarlığı ve temel analitik eğitimleri müfredata eklenmeli.

Digital Media Trends: Deloitte tarafından 15’incisi hazırlanan raporu indirip el altında tutmanın kimseye bir zararı olmaz.

ANLAŞMALAR, AYRILIKLAR

Geçen yıl kurulan ve kısa sürede adını duyuran SALVO portföyüne iki yeni marka ekledi. Ajans, Danino ve Danone Kids markaları için sosyal medyadan influencer marketing’e uzanan geniş bir yelpazede yaratıcı hizmet verecek.

Elektronik şans oyunları platformu Bilyoner’in yeni reklam ajansı Senfonico oldu. (MediaCat)

Lojistik operasyon süreçlerini dijitalleştiren Yolda.com profesyonel blog içeriği ihtiyaçları için İçerik Bulutu ile çalışmaya başladı.

11 yıl önce TV programı olarak başlayan ve hayatına dijitalde devam eden Akustikhane iletişim çalışmalarını ON İletişim ile yürütme kararı aldı. (Pazarlamasyon)

Plaj giyim markası Kom tüm yaratıcı ve dijital iletişim faaliyetlerini Salt İletişim Grup’a emanet ediyor. (Sağlıklı Markalar)

DMM İstanbul moda eğitimi veren İstanbul Moda Akademisi’nin yeni yaratıcı ajansı oldu. 

Selpak, Solo, Okey gibi markaları bünyesinde barındıran Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri’nin yeni iletişim ajansı Essance İstanbul oldu. (Campaign TR)

Pop-up kahve dükkanı ağı Good for You kurumsal iletişim, medya iletişimi, konu ve gündem faaliyetlerinin yürütülmesi için Contactplus ile anlaştı. (Pazarlamasyon)

Sigortam.net’in yeni CMO’su, daha önce Zubizu, Sahibinden, Turkcell gibi kurumların pazarlama departmanlarında görev alan Selen Sağıroğlu Yığın oldu.

DDB&Co, Vietnam gibi ajanslardan tanıdığımız Cihangir Gümüş ‘executive creative director’ unvanıyla McCann İstanbul’a katıldı. (Campaign TR)

BAZI ETKİNLİKLER

Gazeteciler İçin Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Türkiye Gazeteciler Sendikası tarafından 6 Mayıs akşamı 20.30’da düzenlenecek olan webinar’ın eğitmeni uzman psikolog Aslı Avşar. Zoom üzerinden gerçekleştirilecek eğitime katılım ücretsiz, kayıt zorunlu.

Dijital Pazarlama Eğitimi: E-ticaret 101 Akademi’nin dördüncüsünü düzenlediği eğitim 8 Mayıs akşamı saat 21.00’de başlayacak. Penti’den Şahin Uzunşimşek’in vereceği eğitime hak kazanmak için şuradaki formu doldurabilirsiniz.

Pazarlama Türkiye Zirvesi: “Return” temasıyla 24-28 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan etkinlikte birçok pazarlama yöneticisi konuşmacı olarak yer alacak. Katılım ücreti 300 TL. Detaylar şurada.

Temel Senaryo Yazımı: Senaryo danışmanı, sinema yazarı ve akademisyen Gülengül Altıntaş’ın yürüttüğü seminerin dördüncüsü 6 Mayıs’ta başlıyor. 8 hafta sürecek eğitim toplam 16 saatten oluşuyor. Katılım ücreti tam 600 TL, öğrenci ve öğretmen 400 TL. Detaylar Altyazı’da.

BAZI İPUÇLARI

HAYLAYTIR 🙂

Bitirirken küçük bir not: Bültenin düzenli takipçilerinin kendi projelerini anlatabilecekleri yeni bir bölümümüz olacak. Girişiminiz, internet siteniz, e-bülteniniz vs. burada yer verilmesinin size fayda sağlayacağını düşündüğünüz herhangi bir projenizi maksimum 1.500 karakter uzunluğunda bir yazıyla anlatabilirsiniz. Tek şart Haylayt’ın iyi bir abonesi olmak. İyiden kasıt nedir derseniz, Mailchimp aboneleri e-posta açma ve tıklama oranına göre puanlıyor. Kendi okuma alışkanlığınıza göre oradaki durumunuzu az çok tahmin edebilirsiniz zaten.

Bu sayıyı Aslı Aker’in Netflix tavsiyeleriyle bitirelim (Twitter). 18 tane içerik tavsiyesi var. Onlardan biri de The Toys That Made Us:

Durumlar böyle. Esen kalın.

Bülteni her hafta e-posta kutunuzda bulmak isterseniz şu formdan kayıt olabilirsiniz. Formu doldururken çerez ve gizlilik politikasını da kabul etmiş olursunuz. Her türlü şikayet ve öneri için de akin@haylayt.net adresini kullanabilirsiniz.